22 Eylül 2008 Pazartesi

Erdemle Gezi

Antwerpen'e ben işe girdigimde gelen arkadasimiz Erdem ile tatli bir gezinti yaptik soguk Antwerpen (Bu arada Anwers diye okunuyor) sokaklarinda, tam bir ustad olmus kendisi gezdire gezdire buralari... Ne üstad ama... Flamanca bile döktürüyor arada...
From Belcika hatiralari
Iste gezerken Tren istasyonundan baslayinca, cunku bizim otel orada, ilk karsimiza cikanlar yahudi elmas tuccarlari oluyor. Hepsinin elmas ticareti yapmadigini biliyorum ama eninde sonunda para bunlarda... Garip giyiniyorlar ya
From Belcika hatiralari
Tabi istasyonun yanindan gecerken bisiklet parklarina rastlamamak elde degil. Hollanda da bunlardan daha cok var, bunlar neki?
From Belcika hatiralari
Sonra Meir adli Istiklal vari caddeye gidiyoruz, Erdemle. Bu heykel olayi sanirim biraz abarti, heryerde garip gurup heykelcikler. hatta evlerin catilarinda bile var, kucuk altin boyasiyla boyanmis halleri tabiki... Ama heryerde oturulacak, biseyler icilebilecek yerler olamsi cok guzel. Ayrica Istiklal gibi arabalara acik degil cadde.
From Belcika hatiralari
Heykeller derken bu binalarin tepelerindekilerden bahsediyorum. Bu arada yollardan gecerken etrafima bakmiyorum, yollardan gecerken arabalar ne hikmetse duruyorlar, ve senin gecmeni bekliyorlar, isin garibi eger sende beklersen orada basliyor, ve onlarda beklemeye devam ediyorlar :D
Turkiyede boyle olmasi dileklerimizle...
From Belcika hatiralari
E Erdem dedim iste Erdem
From Belcika hatiralari
Burasida bi alisveris merkezinin ortasindaki pembemsi bar...
From Belcika hatiralari
Ve mshur antwerpen kadetrali, gercekten buyuk.
From Belcika hatiralari

Onunden cektim fotografi ama almadi hepsini...


Evlerin catilari dikkat ceker umarim.


Belediye binasi. Turk bayragi yok :(

Bu heykelin hikayesi var ama, dinlemedim adam flamanca anlatiyordu, Erdem den bahsediyorum, o dinlememis e dolayli olarak da bende dinleyemedim...



Satomsu binalarda var.

Diger avrupa sehirlerinden bence ayrilan yonu cok falza tarih kokmasi, burada evler birbirinin ayni degil en azindan. Farkliliklar var iclerinde, zaten avrupa dedigimiz buyuk bi koy... :)
Bu eleman kim tanimiyorum. ama askerligini yapmis anlasilan :) Askerlige takmis durumdayim ya...

18 Eylül 2008 Perşembe

Zoo

Ve Antwerp in meshur hayvanat bahcesindeyim... Ilk once gordugum sey kaplandi ama bu resimlerde bi karisiklik olunca filler one cikti :) Cevre duzenlemesi oldukca iyi Hayvanat bahcesinin, Ortalik da antwerp in heryerinde oldugu gibi cok da temiz. Bu arada Alcatel calisanlarina bedava iceriye girmek, icerideki restoranlarda ne udugu belirsiz yemekleri yesinler, hep sandvic yemekten kurtulsunlar diye...

E Hayatimda gordugum ilk filler, gercekten buyukler, Soldaki fil 79 dogumlu kafasini saga sola salliyordu boyle ahenkli bir sekild, sagdaki fil ise 74 dogumluymus, Onca senedir buradalar, Yazik hayvanlara...
Sonra ufak baliklar var, oradan oraya gezinoyorlar, Nemo daki tipler tanistik kendileriyle. Yukaridaki ikili aptal ve unutkan karakter, altta Tam nemo yu cekerken frikik vermeyeyim bahanesiyle cevirdi yuzunu, mahsun kirmizigul gibi soldan poz vermiyor sanirim... :)

Zoo nun ortasinda boyle cicekli hos bes gecirilecek zamanlarin olabilecegi yerler var, dedim ya bu adamlar duzeni gercekten biliyorlar ....
Şatomsu binacık.
Penguen abiler, sıcak onlar için, güneşleniyorlar...
Ağaçtan bekçi koymuşlar, tam bi ingiliz beyefendisi...

E bu da kaplanımız, hakikaten çok büyükler, tahmin edemezdim böyle olacağını, ama hayvan bi sağa bi sola gidip duruyor. deli gibi dönüyor... Şimdi anlıyorum ,

Yaşasın medeniyet, kaplansız, börtü böceksiz, en kötü hayvanın köpek olduğu medeniyet :D

Bu amcamda yan yatanlardan, askerliğini böyle yapmış diyorlar...

15 Eylül 2008 Pazartesi

Yürüyüş

Iste bir bisikletli daha, gordugum 2. bisikletli. Koca sehirde kalmamis kimse.


Iste buda 3. kisi ben golgem ve bisikletli...


Alcatel binasinin onunden gecerken metalden agaclar.


Antwerpen tren istasyonundan gorunus... 3 katli en altta tramvay, sonraki 2 katta tren.


Saat , olmazsa olmazlardan istasyonlardan. Yapi cok guzel, islemeler felan harika.

14 Eylül 2008 Pazar

otel odasi






EE otel odasi duplex olsun tv si olsun, mutfagi olsun. Daha ne olsun? :)

ilk gun

Herkese selamalar,
Biraz geyik olsun dedim. Vedat'inda fikir babaligi yapmasiyla BENBELCIKADAYKEN acildi iste.

Oncelikle Istanbul Yesilkoy Dis hatlar terminali, Katarlar dikkat cekiyor. Ama onunda oncesinde fotografini cekemedigim bi business class check-in i varki herke 100 kisilik siraya girerken ben tek kisi hooop bitirdim islemlerimi. EEE Alcatelliyiz ya. CIP Lounge da da oturabiliyormusuz ama ben yerini bulamadim. Sanirim ben gelince gizlediler :D
Neyse 3 saatlik yolculuktan sonra Bruksele vardim, cok sasirmadim sen ben gibi insanlar :) inenlerin %90 i Turk olunca tabi oyle oluyor. Pasaport gorevlisi sari sacli belcikali abimiz "Gunaydin hosgeldiniz?Nasilsiniz" dedi, bende basladim Turkce konusmaya. Adam "Iyi gunler" deyince anladim adam sadece bunlari biliyor :) Tabi girer girmez dikkatimi ceken baska seyler de vardi "JAVA Cafe" ... JAVA ci olunca...

Ve otobusle brukselden Antwerpen e 1 saatlik yolculuktan sonra vardim. Fotograf cekemedim cunku uyudum :) Antwerp e inince bide ne goreyim sadece binalar var, insan yok bom bos heryer...
EE sasirdim tabi, gorebildigim insanlari cektim hemen...


Sonrasinda oteldeyim. Az sonra odam hazir olacak, yatacam bi guzel. Sonra mcdonalds :D
Ya kuzey nere guney nere sasirdim....

ben belcikadayken acildi...

ben belcikadayken acildi...